TR Ekspres Haber

Koronavirüs döneminde film tavsiyeleri! Mutlaka izlemeniz gereken bazı filmler…

Koronavirüs döneminde film tavsiyeleri! Mutlaka izlemeniz gereken bazı filmler…
Onur Yılmaz( onuryilmaztv@gmail.com )
(Editör, Yönetmen ve TV Program Yapımcısı) İnsanlara bilgi vermek bir mutluluk aracıdır. İster görsel, ister işitsel! Gördüğünü çeker, hayalinden vazgeçmez, inancını her daim taze tutar.
471 views
22 Mayıs 2020 - 1:17

Kim diyebilirdi ki; Evde oturacaksın, Sokağa çıkmayacaksın ve de  Sevdiklerine artık sarılamayacaksın. Şaka gibi gelse de artık bir gerçekle yaşıyoruz. İsmi: Korona!

Yeni yıl dilekleri çoğunlukla insanlar için umut kaynağı olmuştur, havai fişekler eşliğinde hemen hemen her insan,  huzur ve mutlu bir gelecek temennisi ile yeni yıl kutlamalarında bulunur.
Fakat ne acıdır ki; 2020 senesi daha önce karşılaşmadığımız, aklımızın ucundan dahi geçmeyecek bir olayın içinde bıraktı bizleri. Pandemi süreci, tüm dünyaya korku saldı. Aç gözlülüğü, hırsları, bencilliği bir kenara koyup, insanlar için en önemli temelin ”Sağlık” olduğunu bir kez daha anladık.

Evde hangi filmler izlenir?

Evde hangi filmler izlenir?

En sevdiğimiz hobiler şimdilik bir hayal olarak görünse de, bu süreç belki de doğanın bizlere bir uyarısı olarak da düşünülebilir.
Bazı şeyleri unuttuk bu bir gerçek!  Aile bağlarının koptuğu, kitap okumanın, film izlemenin önemini yitirdiği son yıllar, belki de bu dönemin bizlere ”Önemli!” bazı şeyleri hatırlattığı bir ders niteliğindeydi.

Olayın içeriği aslında sayfalarca bu şekilde uzayarak, devam edebilir… Ama artık hayıflanmak yerine, yeniden başlamaya ne dersiniz? Gelin, hayatınıza biraz olsa da dokunabilecek, sizler için hazırladığımız ve evde izleyebileceğiniz birbirinden farklı filmler ile bu sürece, ”Yenilenme Dönemi” diyerek, güzel bir başlangıç yapalım.
”Belki filmler, bizlere unuttuğumuz bazı”Önemli!”değerler hakkında güzel ipuçları verebilir.”
Unutmadan şunu da söyleyelim, Maske tak ve evde kal 🙂

Evde hangi filmleri izleyebiliriz, izlenebilecek filmler, en iyi filmler hangileri yada Netflix’te izlenebilecek filmler hangileri diyorsanız, burası tam size göre…

 

THE PLATFORM / NETFLİX
”Üç tür insan bulunur. Yukarıdakiler,aşağıdakiler,düşenler.” diyerek başlıyor ”The Platform”. Netflix son yıllarda orjinal içerikleri ile ses getirmeye devam ederken, bu film ile neredeyse arşa çıkmış gibi görünüyor. ”Hap gibi” diye bir tabir vardır ya hani, bu filmi için ”Hap Gibi’ izleyebilirsiniz demek, çok da yanlış olmasa gerek diye düşünüyorum.
Filmde, katlar arasındaki yolculukları acımasız bir şekilde yansıtılmış. Seyirci, açık asansörde aşağı-yukarı gezdirilerek, sınırları zorlayan vahşete tanıklık ettirilir.  Sosyo-ekonomik toplum düzeni ile hiyerarşinin insanlara oluşturduğu etkiyi anlamamız için harika bir yapıt.

the-platform-netflix
Filmin konusu dünyanın bir yansıması gibi. Bir taraf bolluk içinde yaşarken, Afrika’da açlıktan ölen çocukları kim düşünüyor? Peki Tok, açın halinden anlar mı? Filmde, üst katlarda bulunanların keyfi yerindeyken,
alt basamaklarda olanlar için ise durum tam bir trajedidir. Herkesin beslenebilmesi için mahkumların sosyal-demokrat bir ortamda rasyonel şekilde hareket etmeleri gerekir. Alt basamaklarda bulunan insanları ikna etmek mümkün olabilirken, üst kattaki  ikna etmek ise neredeyse imkansızdır. Açgözlülük, insanları yok mu edecek, yoksa herkes kendine yeteni alıp, bir sonrakini insanı düşünecek mi? İzleyelim, görelim…

SINIRSIZLAR KLÜBÜ (Dallas Buyers Club)
Bu film, 1992 yılında gazeteci Bill Minutaglio’nun Dallas Morning News Gazetesi’nde yer alan haberine istinaden Ron Woodroof’un gerçek hayat hikâyesi üzerine kurgulanmıştır. Hayatı dilediği gibi yaşayan bir insanın, HIV virüsüne yakalanmayı kabul etmemesiyle oluşan durum zamanla bir savaşa dönüşecektir.
dallas_buyers_club_sınırsızlar_klübü.

1986 yılında Dallas’ta HIV enfeksiyonu sonrasında AIDS’e yakalanan Ron Woodroof, 1992’ye kadar kendisi ve kendisi gibi kişilerin yaşayabilmesi konusunda çalıştı.Teşhis sonrası 30 günlük bir hayat biçilen Woodroof, ABD’de onaylanmış tek ilaç olan AZT’yi almaya başladı. Ancak bu ilaç onu neredeyse öldürüyordu. Daha sonra, hayatta kalabilmek için dünyanın başka yerlerinden ilaç kaçakçılığına başladı. Bu durum o zamanlar (ve hâlâ) kanunsuzdu. Doktoru Eve Saks (Garner)’ın ve hasta arkadaşları Rayon’un yardımları ile hep birlikte Dallas Buyers Club’ı (Dallas Satınalma Kulübü’nü) kurdular. Bu yolla diğer hastalara ilaç temin etmekteydiler. Kulübün faaliyetleri, hasta sayısı ve üyesi açısından gittikçe büyümekte iken Amerikan İlaç ve Besin Yönetimi’nce keşfedildi ve bu durum sonucunda Ron kendisini büyük bir savaşın içinde buldu.

”Yeşil Rehber (Green Book)
“İnsanların Kalbini Değiştirmek Cesaret İster”
Gerçek bir hikayeden uyarlanan bu muhteşem filmi izlemediyseniz kendinizi şanslı hissedeceksiniz.Çünkü güzel bir film izlemek, en pahalı hediyeden daha kıymetli olabilir.
Film 1962 yılında İtalyan asıllı bir beyaz olan Tony Vallelonga (Vigo Mortensen) ile Afro-Amerikan ünlü müzisyen Don Shirley’nin (Mahershala Ali) Amerika’nın kuzeyinden başlayarak güneyine doğru turne için gitmelerini anlatan bir yol hikâyesi. Komedi ve dram türlerinin özelliklerini kullanan film bol bol da mesaj içeriyor.

yesil_rehber_film

Yeşil rehber siyahiler için hazırlanmış bir seyahat rehberi. Film ünlü bir piyanist olan Don Shirley’in, daha yüksek paralar kazanabilecekken, kendi türüne yapılan ırkçılığa karşı durması neticesinde Amerika’nın güneyine doğru konser verme hikayesini anlatıyor. Amerikan’ın güneye doğru gidildikçe yaşanılan olaylar, Irkçılığın insanlık için ne kadar kötü bir bela olduğunu, bizlere bir kez daha gösterecek.
Filmin diğer kahramanı, Tony Vallelonga ise soy isminden de anlaşılacağı gibi İtalyan asıllı, kurnaz, hayatta kalmasını bilen, sokak kültürünü iyi tanıyan, ailesine düşkün, ağzı biraz bozuk fakat sevimli bir bar güvenlik personelidir. Çalıştığı gazinodan çıkmak zorunda kalınca işsiz kalmış ve o dönemin ünlü siyahi piyano virtüözü Don Shirley’nin teklifi üzerine ona 8 hafta sürecek turnesi boyunca şoförlük ve asistanlık yapmak için ekiple beraber yola koyulmuştur. Fakat Don Shirley son derece ağırbaşlı, elegant, kültür seviyesi yüksek, dilini çok elit kullanan, kibirli bir zıt karakter olarak karşımıza çıkıyor. Bu ikilinin yol boyunca oluşturduğu tezatlık, bizlere yüzümüzü gülümseten harika bir yol arkadaşlığını anlatırken, yaşanılan üzücü durumlar gözlerimizi doldurabilecek bir hissiyat uyandıracak.

Guguk Kuşu (One flew over the cuckoo’s nest)
”Geçmişte kötü bir karakter olabilirdi ama onun aslında güzel bir kalbi vardı.
Guguk Kuşu, Jack Nickolson’ın oyunculukta harikalar yarattığı, mükemmel bir senaryo ile sinema klasiği olarak, adını tarihe altın harflerle kazımış bir  yapıttır.
Tutuklu olduğu cezaevinden kurtulmak için deli taklidi yapan ”Randle P. McMurphy” adlı kişinin dramını başarıyla aktaran aktör, üstün performansıyla sinema tarihinde mihenk taşlarından biri olmuştur.”Randle P. McMurphy”isimli aykırı bir mahkumun, alacağı hapis cezalarından kurtulmasının tek yolu, bir deli olarak tımarhaneye gitmekten geçer.Bu aykırı mahkumun tavırları, cezaevi otoritesinin gözüne batmaya başlayınca bir süre sonra teşhis için akıl hastanesine gönderilir ve deli mi, yoksa akıllı mı? bunun için bir gözlem içerisinde tedavi edilerek, gözlemlenecektir. A. Randle, hastanede de kurumun kurallarına uymaması ve arkadaşları ile olan ilişkileri ile dikkatleri üzerine çeker. Kısa süre içinde soğuk tavırlı, suratsız, otoriter bir görevli olan hemşire Ratched, Randle’ı yakın takibe alır ve her hareketini izlemeye başlar. Rathced ve Randle gibi birbirlerine son derece zıt iki karakterin arasındaki gerilim, Randle’ın yakın arkadaşları için planladığı çeşitli faaliyetlerle onların iyileşmesine yardımcı olmaya başlamasıyla daha da artacaktır.
Editörün özel notu: Hoşgörünüze sığınarak, aynı zamanda bir yönetmen olarak siz değerli okurlarımıza bu yorumu yapma yetisini kendimde görüyorum, Sürçü lisan ettiysek affola..
”Bu filme odaklanarak izlediğiniz taktirde, filmin sonundaki müzik ve final sahnesi; boğazınızı düğümleyerek, gözlerinizin dolmasına neden olacaktır.”

 

3 IDIOT (3 Ahmak)
Bollywood’un efsanesi hatta dünya sinemasında çok önemli bir yeri olan Aamir Khan’dan muhteşem bir yapıt. İzlerken-gülümseten, gülümsetirken-düşündüren filmleri seviyorsanız, işte size harika bir film. 
3_idiots_aamir_khan
Rancho, Raju ve Farhan Hindistan’ın en iyi mühendislik okulunu kazanırlar. Okula giriş anından itibaren birbirlerini bulan bu 3 genç adam arkadaş olurlar. Okulda başlarından geçen olayları anlatırken eğitim sistemine eleştiri yapan filmde, çocukların sürekli bir yarış halinde olması ve gelecek kaygısı sebebiyle ya da aile baskısıyla istemedikleri alanlara yönlendirildiği anlatılıyor. Çoğu ülkede yaşanan bu duruma vurgu yapan filmde kişilerin sevdiği işi yaptıklarında başarılı olacakları mesajı veriliyor. Rancho’nun diğer arkadaşlarını ve hatta çevresindeki herkesi etkilediği film, dram ve komedinin harmanlanmış halidir. Aamir Khan’ın Rancho karakterine can verdiği film, Hindistan’da yayınlandığı tarihe kadar en çok gişe elde eden ve sonrasında da dünyada en çok gişe elde eden Hint filmi olma ünvanı kazanmıştır.

PARA AVCISI (The Wolf of Wall Street)
(Not: +18 sahneler bulunmaktadır.)
Para Avcısı, gerçek bir yaşam öyküsünü konu ediyor.

Jordan Belfort 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında komisyoncu olarak çalışmaya başlar, hayalleri varken Amerikan borsası  çöker. Jordan Belfort bir şeyler yapmak zorundadır ve ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasına gitmek zorunda kalır.Önemsiz tahvillerle birçok yatırımcıyı aldatarak ve geliştirdiği taktiklerle kısa sürede amacına ulaşır. Belfort bir süre sonra  zengin olur ama onun hayalleri daha da uç noktadadır. Bir günde hesabına milyon dolar akarken, o gece hepsini aynı hızda harcayabilir. Profesyonel hayatının yanı sıra uyuşturucu, kadınlar, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir oyunun içindedir. Bu karakterin hayatındaki her şey abartılı bir şekilde devam ederken, çöküş ise çok uzakta değildir…
Yönetmenliğini Martin Scorcese’nin üstlendiği film Amerikan borsasında komisyoncu olan Jordan Belfort’un biyografisinin bir uyarlamasıdır. Filmin başrolünde Leonardo DiCaprio yer alırken kadroda Jonah Hill, Kyle Chandler ve Jean Dujardin kendisine eşlik ediyor.

O GERİ DÖNDÜ (Er Ist Wieder Da)
Hitler günümüz Almanya’sında, yeniden dünyaya gelirse… Üstelik bu Hitler, bir Türk gazetesi bile okuyor 🙂
Yarı komedi, yarı belgesel tadında bir film sizleri bekliyor..
Kara mizah sever misiniz? Eğer cevabınız evet ise son derece harika bir film sizleri bekliyor.
Hitler’i bilmeyen yoktur herhalde.. Peki Hitler, günümüz Almanya’sına gelseydi ne olurdu?
Ekonomik kriz ve sığınmacı krizleriyle boğulan orta sınıf Alman halkının isyanlarına da yer verilen bu film, farklı mesajları ile sizlere eşsiz bir seyir keyfi sunuyor.

Editörün Gözünden: Filmin konusu size biraz saçma gelebilir fakat izlemeye başladıktan sonra soluklanmadan bitireceğinizden eminim.

Not: Filmlerdeki sıralamalar, onların derecelendirme kıstasını öne atmamaktadır.

İYİ SEYİRLER…

beylikdüzü escort bayan
şirinevler escort bayan

Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P

Tüm hakları saklıdır - TR Ekspres Haber